Sac Balenciaga Pas Cher Chine Imitazioni Borse Balenciaga Replica Balenciaga Taschen namaak Balenciaga tassen Replicas Balenciaga Bolsos Replica Balenciaga Replica Loewe Handbags Replica Loewe Taschen Replica Bolsos Loewe Sac Loewe Réplique Loewe imitazioni Loewe Replica Louis vuitton Zaino imitazioni Louis vuitton Rucksacks Replica Sacs à dos Louis Vuitton Pas Cher Louis Vuitton Rucksäcke Replica Replicas Dior Bolsos Dior Réplique Borse Dior imitazioni Replica Dior Taschen Replica Miu Miu Taschen Miu Miu Réplique Miu Miu imitazioni Replica Miu Miu Bolsos Dior Replica Dior fake Dior Replica deutschland Dior Réplique Dior imitacion Dior Imitazioni Replica Jewelry Messika Messika Bijoux Replica deutschland Messika Bijoux Réplique Messika Gioielli Imitazioni Replica IWC Watches Replica IWC Uhren IWC Montres Réplique IWC Orologi Imitazioni IWC Relojes imitacion Replica Baume Mercier Watches Replica Baume Mercier Uhren Montres Baume Mercier Réplique Orologi Baume Mercier Imitazioni Relojes Baume Mercier imitacion High Quality Watches Replica Replica Watches Replica Handbags Replica Handbags Replica Handbags Replica Handbags Replica Cartier jewelrys fake Cartier jewelrys

HABERLER
Avrupa Birliği’ne vize ihtarı
Avrupa Birliği’ne vize ihtarı

Avrupa Birliği’ne vize ihtarı | Oya ARMUTÇU Hürriyet Gazetesi Köşe Yazısı

YEDAŞ davasıyla Türk şirketlerine ilk kez Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda hak arama kapısını açan Dr. Yavuz Selim Sarıibrahimoğlu, 22 Mayıs’ta bu kez doğrudan Avrupa Komisyonu’nu ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’i hedef alan iki kritik başvuru yaptı.

Birincisi, Leyen’e gönderilen resmi hukuki ihtar.

İkincisi, AB’nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele kurumu OLAF’a yapılan başvuru.

Üstelik dosyada yalnız diplomatik tartışmalar yok. “Görevi kötüye kullanma”, “Yetkinin amaç dışı kullanılması”, “Hareketsizlik”, “Kötü yönetim” ve “Avrupa Birliği’nin mali sorumluluğu” dahil çok ağır hukuk iddiaları var.

 

AB HUKUKU AÇIKÇA İHLAL EDİLİYOR

Sarıibrahimoğlu’nun başvurusunda, Türkiye–AB Gümrük Birliği rejimi ile Türk vatandaşlarına uygulanan mevcut Schengen vize sisteminin Avrupa Birliği hukukuna açık biçimde aykırı hale geldiği savunuldu. Başvuruda Avrupa Birliği Antlaşması’nın 17. maddesi özellikle hatırlatıldı. Çünkü bu maddeye göre Avrupa Komisyonu, “Antlaşmaların Koruyucusu” sıfatıyla Birlik hukukunun uygulanmasını sağlamak zorunda. Ancak ihtarda, Türkiye’ye ilişkin yükümlülüklerde hukukun değil siyasetin öne geçtiği, Komisyon’un ise buna rağmen hareketsiz kaldığı öne sürüldü.

 

YÜKÜMLÜLÜK VAR KARAR ALMA YOK

Başvuruda, başlangıçta tam üyeliğe geçiş amacıyla kurulan sistemin bugün Türkiye açısından “Asimetrik ve hibrit” bir yapıya dönüştüğüne dikkat çekiliyor. Yani Türkiye yükümlülük taşıyor. Ama AB’nin karar mekanizmasında yok. Bu noktada, Avrupa Birliği Adalet Divanı’ndaki YEDAŞ davasına dikkat çekiliyor. Başvuruda, Avrupa Komisyonu avukatlarının o davadaki savunmalarında, Türkiye’nin AB karar alma mekanizmalarında yer almadan Gümrük Birliği yükümlülüklerine tabi tutulduğunu fiilen kabul ettiği belirtiliyor. Daha da önemlisi. Türkiye’nin Gümrük Birliği kararlarından zarar görmesi halinde AB fonlarından yararlanamadığına işaret edildiği vurgulanıyor. Yani ortada yalnız siyasi değil, yapısal bir eşitsizlik iddiası var.

 

HUKUKİ DAYANAK: ERTA KARARI

Dosyanın en güçlü hukuki dayanağı ise Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın tarihi ERTA kararı... ERTA Decision (C-22/70) kararına göre Avrupa Birliği, ortak kurallar oluşturduğu alanlardaki uluslararası sonuçlardan doğrudan sorumlu tutulabiliyor. Avukat Sarıibrahimoğlu da tam bu noktadan hareket ediyor. Başvuruda, Türkiye’nin Gümrük Birliği nedeniyle uğradığı ekonomik ve ticari zararların tesadüfi olmadığı, doğrudan AB’nin normatif düzeninden kaynaklandığı savunuluyor. Bu iddia kabul görürse ne olur? İşte o zaman yalnızca siyasi tartışma değil, Avrupa Birliği kurumlarına karşı doğrudan tazminat davalarının önü açılabilir.

 

SCHENGEN VİZELERİ DE HEDEFTE

Başvurunun ikinci ayağı Schengen vize sistemine ilişkin. Türk vatandaşlarına uygulanan mevcut Schengen vize süreçlerinin de Ankara Anlaşması’na, Katma Protokol’e ve Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “standstill” içtihatlarına aykırı olduğu savunuluyor. Başvuruda, Avrupa Parlamentosu ve çeşitli AB kurumlarının yıllardır gündeme getirdiği vize serbestisi sürecine rağmen Avrupa Komisyonu’nun etkili adım atmamasının da “hareketsizlik” kapsamında değerlendirilebileceği belirtiliyor. Yani dosyada yalnız ekonomik değil, milyonlarca Türk vatandaşını doğrudan ilgilendiren bireysel hak ihlalleri de gündeme taşınıyor.

 

TAZMİNAT DAVALARI YOLDA

Başvurunun belki de en kritik kısmı burada başlıyor. Sarıibrahimoğlu, yaklaşık 15 sanayi ve ticaret odasıyla görüşmeler yürütüldüğünü belirtiyor. Türk şirketlerinin uğradığı ekonomik zararlar nedeniyle Avrupa Birliği kurumlarına karşı tazminat süreçleri hazırlanıyor. Bu ne anlama geliyor?

Eğer süreç Avrupa Birliği Adalet Divanı’na taşınır ve AB’nin hukuki sorumluluğu tartışmaya açılırsa; Türk ihracatçılar, iş insanları, ticaret yapan şirketler, vize engeli nedeniyle zarar gördüğünü savunan vatandaşlar adına Avrupa Birliği’ne karşı tazminat davaları gündeme gelebilir. Bu nedenle dosya yalnız diplomatik değil.  Aynı zamanda ekonomik sonuçları olabilecek tarihi bir hukuk hamlesi niteliği taşıyor.

ve ihtarın finalindeki cümle son derece net: “Eğer gerekli adımlar atılmazsa; Avrupa Birliği Adalet Divanı nezdinde, iptal davaları ve tazminat davaları dahil tüm hukuki süreçler başlatılacak.”

 

VON DER LEYEN’E ‘GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA’ SUÇLAMASI

* Başvurunun en dikkat çekici bölümlerinden biri de Von der Leyen’in Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine sıcak bakmadığı yönündeki açıklamalarına ilişkin. Sarıibrahimoğlu, Avrupa Komisyonu Başkanı’nın “Antlaşmaların Koruyucusu” sıfatıyla “siyasi” değil “hukuki” sorumlulukla hareket etmek zorunda olduğunu savundu. İhtarda, Türkiye’ye ilişkin süreçlerde siyasi yaklaşımın hukuki yükümlülüklerin önüne geçirilmesinin Avrupa Birliği hukukunda; “Yetkinin amaç dışı kullanılması” (misuse of powers),“Kötü yönetim” (maladministration), ve “Hareketsizlik” (failure to act) tartışmalarını gündeme getirebileceği ifade edildi.

 

YEDAŞ DAVASI NEDEN ÖNEMLİ?

* Bugünkü hukuk savaşının altyapısını aslında YEDAŞ davası oluşturuyor. Çünkü o dava sayesinde bir Türk şirketi ilk kez Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda hak arama imkanına kavuşmuştu. Türk şirketlerinin, Gümrük Birliği nedeniyle uğradıkları zararlar için AB yargısına başvurabilmelerinin önü açılmıştı. Şimdi ise hedef doğrudan AB kurumları.

İlgili Haber:

Çiğdem TOKER

Oluşturulma Tarihi: Eylül 11, 2005

Türk şirketi Yedaş’ın Gümrük Birliği’nden zarar gördüğü gerekçesiyle AB aleyhine 4.5 milyon Euro tazminat talebiyle açtığı davanın duruşması Lüksemburg’da yapıldı. AB’nin avukatları, tarihi davanın Birlik Mahkemesi’ndeki duruşmasında ilk kez Türkiye’ye karşı AB’yi savundu.

RULMAN üretimi yapan Yedaş firmasının Gümrük Birliği uygulamalarından zarar gördüğü gerekçesiyle iki yıl önce Avrupa Birliği (AB) aleyhinde açtığı 4.5 milyon Euro tutarındaki tazminat davasının duruşması Lüksemburg’da yapıldı. Hürriyet’in de izlediği ve Türk sanayisi açısından ilk olma özelliği taşıyan bu duruşmada AB Komisyonu ile Konseyi’nin avukatları, üç ayrı AB ülkesinin hakimlerinden oluşan heyet karşısında Türk şirketine karşı AB’yi savundular.

 

YUNANLI BAŞKAN:

Yarım asra yaklaşan AB Türkiye ilişkilerinde de ilk kez bir Türk avukatı AB mahkemesinde Türkiye’nin haklarını savundu. AB nezdindeki ‘İlk derece mahkemesi’ niteliğindeki Lüksemburg’daki 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın duruşması aralıksız 2 saat 10 dakika sürdü. Mahkemenin Yunanlı başkanı Mvillaras, Belçikalı üye F. Dehousse ve Slovak üye D. Svaby’den oluşan heyeti karşısında Türk şirketi YEDAŞ’ı avukat Selim Sarıibrahimoğlu ile şirketin Lüksemburg’daki avukatı Rhett Sinner savundu.

 

SON DAKİKADA İKİ ENGEL:

Duruşma günü haftalar önce belirlenmesine karşın mahkeme bir hafta kala duruşmanın saatini sabahtan öğleden sonraya aldı. Duruşmaya 24 saatten az bir süre kala yapılan ikinci değişiklik ise Türk tarafının moralini bozdu. Perşembe günkü duruşmadan bir gün önce mahkemeden gelen bir telefonla Yedaş’ın savunmasını Lüksemburg’lu avukat Sinner’in yapacağı bildirildi. Şifahen bildirilen bu karara Türk avukat Sarıibrahimoğlu itirazda bulunarak, başından beri dava nın yasal temsilcisi olduğunu ve bu konunun Avrupa Konseyince daha önce kayıt altına alındığını bildirdi.

 

SAYGILI OLUN:

Sarıibrahimoğlu dilekçesinde mahkemeyi Konsey kararına saygılı olmaya davet ederek, ‘Bu son dakika duyurusunun’ davacının konumunu sıkıntıya düşürdüğünü vurguladı. Türk avukatın bu itirazına duruşma saatine kadar resmi bir yanıt gelmedi. Duruşma başladığında mahkeme başkanı önce Yedaş’ın Lüksemburglu avukatına söz verdi. Ancak, daha sonra heyetin Belçikalı üyesi hakim Dehousse’nin bütün teknik soruları Sarıibrahimoğlu’na yöneltmesiyle bu engel fiilen aşılmış oldu.

 

TAZMİNAT DAYANAKSIZ:

AB’yi Konsey ve komisyon organları adına savunmak üzere temsil eden iki avukat, duruşmada Yedaş’ın tazminat başvurusunun üç nedenle dayanaksız olduğunu belirttiler. Avukatlar, talebe dayanak olan Avrupa Topluluğu-Türkiye Ortaklık Konseyi’nin 1/95 No’lu kararı ile şirketin zararı arasında bağlantı bulunmadığını vurguladı. İddia edilen zararın komisyon ve konseyin edimlerinden kaynaklanmadığını belirten AB avukatları ayrıca bu talebin süre açısından da zaman aşımına uğradığını bildirdi. Hakim Dehousse Türk tarafına şirket zararının nasıl oluştuğunu sorarak, bunun bağlantılarıyla birlikte somut olarak açıklanmasını istedi.

 

ZARARLAR SÜRÜYOR:

Mahkemede savunma yapan Selim Sarıibrahimoğlu, AB avukatlarının zaman aşımı iddiasına karşılık, uğranan kayıpların anlık olmadığını vurgulayarak, ‘Gümrük Birliği nedeniyle artan rekabetle başa çıkmak için fiyatları sürekli düşürmek zorunda kalıyor. Bu da zaman aşımını engelleyen bir durumdur’ dedi. Perşembe günü yapılan bu duruşmanın ardından tazminat talebine ilişkin kararın çıkmasının biraz zaman alabileceği belirtiliyor.

 

70 milyon kişiye kapı açtık

LÜKSEMBURG’daki duruşmayı davayı açan Yedaş’ın Yönetim Kurulu Başkanı Batur Ersipahi, Yönetim Kurulu üyesi olan Demet Ersipahi’yle birlikte izledi. 68 yaşındaki Ersipahi, sonucu ne olursa olsun bu davanın aslında kazanılmış bir dava olduğunu söyledi. Türkiye’de Gümrük Birliği’nden zarar görmüş sayısız büyük şirkete birlikte davranma teklifinde bulunmalarına karşın ‘Biz kimiz ki, AB’ye dava açalım’ tepkisini aldığını söyleyen Ersipahi, ‘Bu dava artık AB kayıtlarına girdi. Biz bu davayla 70 milyona kapı açtık’ dedi.

 

Yedaş’ın zararı nasıl oluştu

YEDAŞ’ın avukatı Selim Sarıibrahimoğlu, savunmasını şu gerekçelere dayandırdı:

Gümrük konusunda en hayati kararların verildiği 133 No’lu komiteye Türkiye alınmadığı için AB’nin üçüncü ülkelerden aldığı indirim kararları Türk pazarını AB malları karşısında korumasız bıraktı.

Hükümetler, ek vergiler çıkararak KDV ve Kurumlar vergisi oranlarını artırdı.

AB direktiflerine uyum nedeniyle 340 dolar olan işçi maliyetleri 457 dolara çıktı. 1990-1995 arası 17 milyar dolar olan Türkiye ile AB arasındaki dış ticaret açığı 1995’den sonra 56 milyar dolara yükseldi.

1996’da 11.33 dolardan satılan rulman, Gümrük Birliği nedeniyle düşen koruma sonucu 6.85 dolara satılmak zorunda kaldı.

Siz Türkiye’nin avukatı değilsiniz

 

AB avukatları, Yedaş’ın iddialarının doğru olmadığını savunurken, ‘Eğer bir zararı olsaydı, Türkiye hükümeti kendisini korur, itiraz ederdi’ dedi. Selim Sarıibrahimoğlu bunun üzerine Türkiye hükümetinin bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini söyleyince mahkeme başkanı ‘Siz Türkiye’nin avukatı değilsiniz’ uyarısında bulundu. Sarıibrahimoğlu’nun uyarıya karşı verdiği şu yanıt, mahkeme heyetini güldürdü: ‘Ben Yedaş’ı savunuyorum. Ama Türkiye’yi savunanlar aslında davalı AB’nin avukatları. Çünkü, ‘Tedbir alabilirdi’ dedikleri Türkiye kadar sessiz kalan bir ortakları olsaydı ben de mutlu olurdum.’

 



E-G Sıvı/Su Soğutmalı Rulman Yatakları
E-G Sıvı/Su Soğutmalı Rulman Yatakları
Türkiye'nin önde gelen sıvı/su soğutmalı dik rulman yatağı üreticisi olmaktan gurur duyuyoruz.
Ürünlerimiz şu anda Irak'ta da kullanılıyor.
   
Yedaş sıvı/su soğutmalı dik rulman yatağı üreticisi
 
 
 

 



    Ürünlerimiz Orjinal, Fiyatlarımız NET!
    Ürünlerimiz Orjinal, Fiyatlarımız NET!

    Değerli iş ortağımız,

    Size özel olarak hazırlamış olduğumuz INA, FAG rulman ürünleri ile E-G rulman yatak yuvalarının indirimli NET fiyatlarını öğrenmek için lütfen bizimle irtibat kurunuz. Her türlü tecrübemiz, size özel stoklarımız ve mühendislik bilgimize beraber yanınızdayız.

    Saygılarımızla

    YEDAŞ

    E-G Rulman Yatağı Üreticisi



    SAHTE RULMANA HAYIR!
    SAHTE RULMANA HAYIR!

    Bugün çoğu insan sahteciliğin sadece lüks markaları etkileyen bir sorun olduğunu düşünür.

    İster saat olsun, ister kozmetik ürünü ya da çanta olsun, sahte ürünler her zaman vardır ve var olacaktır.

    Bu konuda hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir.

    Biz YEDAŞ olarak üzerimize düşeni yapıyor ve rulman sektöründe de sahte ürüne HAYIR diyoruz.

    Sizlerden de bu bilinçle davranmanızı ülke sanayimizin gelişip büyümesi adına istiyoruz.

     



    Yataklı Rulman Montajı Nasıl Yapılır?
    Yataklı Rulman Montajı Nasıl Yapılır?

    Bu videoda bir rulman yatak yuvası içine bombeli bir rulmanın nasıl monte edildiği görsel olarak açıklanmaktadır. Detaylı bilgi için lütfen teknik ekibimizle irtibata geçin. 

    https://youtu.be/bEOJkP3AwEE



    Kumu ve Rulmanları... Birbirine bulaştırmayın!
    Kumu ve Rulmanları... Birbirine bulaştırmayın!

    Bearing news haberinde INA rulmanlarımızda olduğu gibi; sızdırmaz kapak özelliğinin altı çiziliyor. http://tr.bearing-news.com/kumu-ve-rulmanlari-birbirine-bu…/



    Schaeffler Dergisi Forum'da YEDAŞ
    Schaeffler Dergisi Forum'da YEDAŞ

    Distribütörü olduğumuz Schaeffler Grubu, Forum Dergisi'nde bu ay YEDAŞ'ı tanıttı.. 

    Yetkili distribütörlüğün gitgide daha çok önem kazandığı günümüzde, şirketimizi daha yakından tanıyabileceğiniz bu yazıyı keyifle okumanızı dileriz.



    Rulman olmasaydı? What moves the World?
    Rulman olmasaydı? What moves the World?

    Ana firmamız Schaeffler tarafından hazırlanan, rulmansız bir dünya hakkında ilgi çekici bir kısa film. İyi seyirler dileriz

    Ya Rulman olmasaydı? - What moves the World?



      Dünyayı Birlikte Döndürüyoruz.
      Dünyayı Birlikte Döndürüyoruz.

      Bilya taşlama makinesinin Friedrich Fischer tarafından icadı, FAG’ın ve tüm modern rulman endüstrisinin temelini atmıştır.

      Dr.-Ing. E.h. Georg Schaeffler, 1949 yılında kafes kılavuzlu iğneli rulmanı geliştirdi. Bu yeni rulman tipi pek çok endüstriyel uygulamanın performansını arttırdı.

      Schaeffler Grubu, Türkiye’deki faaliyetlerine 1986 yılında kurulan INA Rulmanları Tic. Ltd. Şti. ve aynı yıl kurulan FAG Rulmanları Türkiye irtibat ofisi ile başlamıştır. 2002 yılında FAG’ın Schaeffler Grubu bünyesine katılımıyla, iki firma faaliyetlerini ortak olarak sürdürmeye başlamış ve şirket ünvanı 2007 yılında Schaeffler Rulmanları Tic. Ltd. Şti olarak değiştirilmiştir.

      Schaeffler Grubu, INA, FAG ve LuK ürün markaları ile rulmanlı yatak ve lineer sistem ürünleri üreticisi ve aynı zamanda otomotiv sanayi için yüksek hassasiyete sahip motor, şanzıman ve şasi uygulmaları ve ürünleri temin eden dünyaca tanınmış bir tedarikçidir.

      Schaeffler Grubu Endüstri Departmanı, INA ve FAG markalarıyla 225.000’den fazla ürünü 60 farklı sektörü kapsayacak şekilde müşterilerine sunmaktadır. Mekatronik, malzeme ve yağlama konularındaki bilgi birikimi ve imalat tecrübesi ile endüstrinin tüm dünyada aranılan ve güvenilen bir ortağı haline gelmiştir. Schaeffler, 50’den fazla ülkedeki 180 noktada bulunan üretim tesisleri, Ar&Ge merkezleri, satış şirketleri, mühendislik ofisleri ve eğitim merkezlerinden oluşan dünya çapında bir ağa sahiptir.

      Türkiye’de teknolojik ve kalite beklentisi yüksek ürünlerin üretiminin yaygınlaşması ve artması ile kaliteli rulmanlara olan talepte de paralel olarak artış görülmektedir. Türkiye’nin ihracatında çok önemli bir paya sahip olan makine sektörünün markalaşabilmesi ve kalite beklentisi yüksek pazarlarda varlığını önemli derecede hissettirebilmesi için kaliteli ve orijinal ekipman kullanımının bilincine yakından sahip olmalıdır.

      Son yıllarda ekonomik alanda yaşanan önemli gelişmeler ve buna bağlı olarak artan ve hızla kendini yenileyen imalat sektörü ve diğer sektörlerdeki müşterilerimize sadece ürünlerimizi sunarak değil aynı zamanda onların birer çözüm ortağı olarak sektördeki pazar paylarını arttırmayı hedefliyoruz.

      Schaeffler, sürekli gelişen ve yenilikçi bir firma olmayı amaç edinmiştir. Müşteri ihtiyaçlarına özel çözümler sunarak, teknolojik trendleri yakından takip ederek ve aynı zamanda uygulayarak müşterilerine rekabetçi ve özel çözümler sunabilmektedir.

      Schaeffler Grubu, geleceği hedefleyen bir firma olarak Ar&Ge faaliyetlerine önemli yatırımlar yapmaktadır. 18,500’den fazla patent ve patent başvurusu Schaeffler’in yenilikçi gücünü göstermektedir. Başarıyı sağlayan diğer unsurlar arasında; yüksek kalite, teknolojide uzmanlık, müşteri odaklılığı, tecrübeli ve donanımlı insan kaynakları ve çevreye saygı yer almaktadır.

      Sahte Rulmanlar

      Sektörün en büyük sorunlarından birisi sahte rulmanların kullanımıdır. Alternatif kaynaklardan Türkiye’ye getirilen bu ürünler kullanım esnasında yüksek problemler doğurarak hafife alınmayacak riskler oluşturmaktadır.

      Müşterilerimizin orijinal ürünlerimizi temin etmeleri konusunda yetkili distribütörlerimiz ile temasa geçmelerini önemle tavsiye ediyoruz.

       

      Schaeffler Türkiye

       



      Rollexpo 2015 fuarındaydık.
      Rollexpo 2015 fuarındaydık.

      İkinci Rollexpo - Rulman ve üç aktarım ekipmanları fuarı  12 - 15 Şubat 2015 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlendi. YEDAŞ geçen sene olduğu gibi bu yıl da fuar boyunca katılımcıları kendi standında ağırladı. Hem mevcut hem de yeni müşterilerini rulman ürün portföyü hakkında bilgilendiren YEDAŞ ekibi Almanya’dan fuar için özel olarak getirilen sunum malzemelerini de tanıttı. Katılımcılar, Türkiye’de ilk defa 1200cc büyüklüğünde bir BMW motorsiklet motoru içinde kullanılan INA markalı Rulmanları ve diğer güç aktarım ekipmanlarını kesit halinde görme şansı buldular.



      Şerifali Mah. Açıkyüz Sokak No:34 K:2 D:2 / Ümraniye / İSTANBUL

      +90 216 420 54 00

      +90 532 251 48 74

      satis@yedas.com.tr

      Google Map